Recent Posts

13 Nisan 2011 Çarşamba

Reklamın iyisi kötüsü olur...

Son yıllarda reklamcılık sektörünün ülkemizde geliştiğini düşünürdüm. Belki öyleydi de...Yabancı televizyonlarda görünen en dikkat çekici en iyi denebilecek reklamlar şu bizim komedi programlarında yayınlanan tek tip reklamlar gibi görünüyordu. Görüyorum ki işler iyice sözüm ona bir şark kurnazlığına çekildi...

Dayanamıyorum yazıyorum . Sırf hani bu adamlar reklamcılık işini çok iyi biliyorlar ya belki halkın tepkisini bir şekilde ölçen adamları vardır da google'dan arayıp sayemde bir iki fazla olumsuz fikir görür de belki bazı şeylerden vazgeçerler. Belki de fikirlerimi beyan edip rahatlamak istiyorum yine sadece...

Tahmin edeceğiniz üzere konumuz şimdilerde zırt pırt her program arasında çıkan 118 33 reklamı. Hani işi çok iyi bildikleri için tekrar tekrar akılda kalacak şekilde yineliyorlar. Ben de yineleyim burada 118 33. Akılda kalsın çünkü bu numarayı kullanmayacağımdan emin olabilirler.

Reklamın iyisi kötüsü olmaz diye düşünülür. Reklam kötüyse dahi bir şekilde izleyenin aklında kalmış ve görevini yapmıştır kimilerine göre. Güyâ !!! Bu sanırım benim için geçerli değil diyeceğim. Güzel ve sevdiğim bir reklamın bana aldırdığı bir ürün var mıdır bilmiyorum varsa bile çok azdır ama sevmediğim bir reklamın beni o üründen uzak tuttuğu daha çok olmuştur. Maçların en heyecanlı anında sağdan soldan ekrana giren , tribüne asılmış havası veren ürünleri inadına almıyorum. Burada yine yüksek sesle duyurayım.

Bugün birkaç haber sitesinde denk geldim. İşte tüm ülkeyi gıcık eden adam diye haberlerini yapmışlar. Bilmiyorum " gıcık olduğumuz adam çıkmış " ya da "gıcık olduğumuz adamı haber yapmışlar " bir bakalım gibi bir havamız mı var ? Şunu biliyorum zor durumda kalsam ihtiyacım düşse dahi en iyi ücret imkanını sunsalar dahi benzeri ama daha az saçma olan 118leri tercih edeceğim çünkü bu reklam izleyenlere bir hakaret unsurudur.

Reklamı yüzünden kullanmamayı tercih ettiğim ürünlerden bir ikisini ekleyim de renklilik olsun hem :


Reklamda hedef genç kitle. Mekan bir kütüphane(!). Herkes ders çalışıp kitap okurken birden Privacy etkisiyle parti insanı oluyorlar. Güzel de ben anlatılmak isteneni sanırım anlamadım . Neden bir kütüphane ? O uçuşan kağıtlara sinir oluyorum bir de. Ürünü yüceltirken kitabı kağıdı alçaltmayı anlamıyorum. Parti yapalım mesajı iyi güzel de neden kitabı boşverelim ? Privacy sever ve kullanırDIM.


Benzer bir reklam. Bu sefer mekan bir okul. Aynı kutuplaşma ve yine uçuşan kağıtlar...TwitterTwitter'da paylaş

10 yorum:

mursel dedi ki...

Bir reklamın yozlaşma ve cinsellik üzerinden çekilmesi hem reklamın maliyetinin düşük olmasını sağlıyor hem de reklamı malum sebeplerden dolayı ilgi çekici kılıyor. Ülkemizde reklamların, halkın kalitesiz bir eğitim almış olmasından, müslüman geçinen halkımızın da müslümanlığının yarım yamalak bir besmeleden ibaret olmasından faydalanarak cinsellik, yozlaşma ve şiddet içerikli çekilmesinde şaşılacak bir taraf yok diye düşünüyorum. Senin benim gibi reklamlarında bu tür dengesizlikler olan ürünleri almayan insan sayısı fazla olsa bu tür reklamların sayısı azalırdı. Bu konuda halktan vergi alıp hafta sonu magazin programı yapan saygın devlet kurumu RÜTÜK'ten denetleme ve düzenleme yapması adına zaten herhangi bir ümidim yok. Umarım halkımız bir noktada kendine gelir. Unutmamak lazım ki topluluklar hak ettikleri gibi yönetilir. Kaliteli bir toplum eninde sonunda hak ettiği yönetim ve yaşam tarzına kavuşur.

Adsız dedi ki...

Reklama ben de gıcık oluyorum ama neden hakaret unsuru taşıdığını açıklamamışsın. Merak ediyorum; sence bu şekilde kapitalist bir yaklaşımla "uçuk" bir eşcinseli reklam ögesi yapıp eşcinsellikle ilgili toplum algılamaları nedneiyle eşcinsellere mi hakaret ediliyor, yoksa tamamıyla konu olarak bir hakaret unsuru olan eşcinselliğin reklam ögesi yapılıp göz önünde sergilemeleri mi hakaret sayılır?

dalgaizleri dedi ki...

Mürsel , yazdıklarına katılıyorum. Ne söz ama "Topluluklar hakettikleri gibi yönetilir." Tüm bunları hakediyor muyuz ? Yine de ümitli olalım. Teşekkürler.

Adsız yorumunuz için teşekkür ederim , katılıyorum. Bugün gördüm reklamdaki elemanın yanına bir de kız koymuşlar. Haftaya da adamın biriyle kavga ettiririlerse şaşmam. Hani güzel fikir biri tokat atıyor 118 öbürü kendine geliyor sıkı bir yumruk 33 diyor. Nasıl akıllarına gelmez. O zaman şiddet unsurunu da cinselliğin yanına eklediler mi tamamdır. Yazdıklarınızla beraber reklam bütün bunlara rağmen ürüne ilgimizin artacağını düşünerek bizi aptal yerine koyuyor diye düşünüyorum.

okyanus dedi ki...

Mürsel kesinlikle dediklerine katılıyorum. Bir de şöyle bir durum var ki bu reklam ne kadar tepki çekerse çeksin olacak tek şey 118 33ün akıllara kazınmasıdır. Bunu kullanmayacak kısım bir azınlığı geçmeyecektir. Maalesef ki bu toplumda tepki çeken her durum sonucunda daha büyük ve etkili olayları getirdi ve nedense o daha etkili olaylar yeterince tepki görmedi. Oyüzden ben bu tarz şeylerin kasıtlı olarak hem gündemde kalmak hem de toplumun susmayan tepkili kesimini oyalamak için yapıldığını düşünüyorum. Ve tepki vermek de çoğu insana göre sadece twitter a bir şeyler yazmak olduğuna göre bugünlerde yaşananları hakettik mi? Bilmiyorum ama umarım hakettiğimiz bu değildir.

Nehir İda dedi ki...

Kazındı kazınmasına da asla aranmamak üzere dediğin gibi Burak. Tahammül edemiyorum adama. Ve bence kasti olarak homoseksüel birini canlandırıyor ki homofobikler de artsın.

dalgaizleri dedi ki...

Okyanus , her türlü gıcıklığına, cinsel sömürüsüne ve bizi aptal yerine koymasına karşın reklamı basbayağı da seven var.Haklısın azınlık olduk yine bundan oldukça memnunum ;)

Ebru hanım bence de özellikle sonradan kızı kullanmaları homofobiyi hortlatmaya yönelik. Amerikalılar'ın meşhur sözü sex sells , cinsellik sattırır yolunda ilelebet ilerliyoruz.İnsanların aklını aldıktan sonra ruhlarını almak daha kolay.Ve yine söyleyelim Frued ne demişse doğru demiş. Herkes beğense ve tekrarlarını da çekseler kimi örneklerde olduğu gibi ben karşı duruyorum.

Ful yaprakları dedi ki...

alerji yaptı bende,
dün akşam yenisini gördüm ama tam izleyemedim, bu kadar hayatımızın içine girmeli mi acaba reklamlar onu sorguluyorum kendi içimde:)

dalgaizleri dedi ki...

Evet Ful alerji yaptı resmen. Reklamı hayatımızın olmazsa olmazı yapan olgu ve reklamın gerekliliği de ayrı bir konu kesinlikle.

Blush dedi ki...

Bu 118 33 reklamını ilk gördüğümde çok antipatik bulmuştum. Reklam etrafta görüldükçe seven insanlar türedikçe etrafta hatta köşe yazısı olunca inanamadım.

Kendime yuh dedim bir ben mı tahamül edemiyorum dedim ve anlıyorum ki haksızlık etmişim kendime.

dalgaizleri dedi ki...

Evet Blush seven insanlar var değil mi ? Zevk meselesi !!! :)

Blog Widget by LinkWithin