Recent Posts

13 Eylül 2009 Pazar

Ay çöreği ve Türkler, Marie Antoinette ve hamur işi


Ay çöreği...Ramazan ayında her yenen şeyin burna güzel kokmasına benzer nedenden midir bilmem ay çöreği hakkında yazmak istiyorum. Birçoğumuzun pastaneden almış olduğu ya da evde yapıp çayın yanında yediği bildik çöreklerden bahsedeceğim.

Dediğim gibi hemen hepimiz bu çöreklerden yemişizdir ancak bu çöreklerin tarihini, nereden geldiğini pek azımız bilir. Çayın yanında yediğimiz basit bir çörek olmasına karşın nereden geldiği hususunda bir çok yemek söylencesi karşımıza çıkıyor.


Fransızların croissant, bazılarımızın da onlardan alıp kruvasan dediği bu çörek türü kelime anlamı olarak yarım ay yani hilâl demektir. İngilizler de aynı çöreğe aynı anlamlı crescent roll derlermiş.

Efsanelerden belki de en güçlüsü Osmanlı ordusunun 1683 tarihinde Viyana'yı ikinci kuşatmasına dayanıyor.Bu zorlu kuşatmadan kurtulan Viyanalıların Türk bayrağına gönderme yaparak bu çöreği yaptıkları ve dağıtarak kutlamalarda bulundukları söylenir. Hatta aynı döneme ait bir fırıncının gece ekmek yaparken Osmanlı lağımcılarının açtığı kuyulardan sesler duyması üzerinde kaleye haber vermesi sonucu ortaya çıktığı ve bun üzerine yapılan ay çöreğini yerken de tabiri caizse fırıncı Türkleri böyle yedi türünden abartılar da yapılmaktadır. Yani o fırıncı sabah fırına erken gitmeseydi Viyana alınır mıydı?

Yine aynı hilâl ayına gönderme yaparak bu çöreğin tarihini Emevi Araplara ya da yine Osmanlı'nın Budapeşte'nin Budin'ini almasına dayandıranlar var. Bir başka fikir de halkın Nuh diyen peygamer demeyen inadıyla meşhur Fransız kraliçesi Marie Antoinette'ten kurtulması sonucu böyle bir çörekli kutlamaya başvurduğunu söylüyor.Tabi ki bunların hepsi varsayım. Bu kendisinden kurtulunan ya da Türklerden kurtulmak büyük bir olay deyip ay çöreğini bugünlere ulaştırdığı düşünülen kraliçeyi aslında çok ünlü bir sözünden tanıyoruz: "Ekmek yoksa pasta yesinler."


Kraliçe'nin söylediği bu sözün Fransızca aslı "Qu'ils mangent de la brioche" imiş. Bildiğimiz gibi danışmanları halk aç diye bu her türlü hamur işinden çıkan kadına gelmişler ve bu cevabı almışlar. Kraliçe pasta yesinler demiş ama bu "la brioche" bizim bildiğimiz pastadan biraz farklı diyebiliriz. Biraz daha yağlanmış yumurtalanmış kek gibi düşünelim. Pek fazla Fransız tarihine girmek istememekle beraber bu sözün giyotinle öldürülen ve pek de sevilmeyen kraliçe ağzından çıkmış gibi uydurulan bir propaganda sözü olduğunu düşünüyorum ben.

İşin garip tarafı ise iki çörek hikayesinin de altından aynı Marie Antoinette'in çıkması.

Ay çöreği konusunda,ister Cervantes'in kolunu İnebahtı'da biz kesmişiz ve Cezayir'de esir tutmuşuz. O Don Kişotu öyle yazmış. İspanyollar bütün kültürünü bize borçlu hissindeki gibi kabullenin kendinize mal edin isterseniz de ne de çabuk unuttular Mohaç'ı , Zigetvar'ı diye hücum marşı çalıp Viyana'ya yürüyün. :)

Boşverelim en iyisi bunları ben çok severim ay çöreğini size de afiyet olsun.

-------------------------------------------------------------------------------------
© Fotoğraflar www.wikipedia.org sitesinden alınmıştır.TwitterTwitter'da paylaş

2 yorum:

Mavi Elmas dedi ki...

Aslında ayçöreği gibi pek çok yiyeceğin bir hikayesi ve çıkış noktası var. Bunu bildiğin zaman ayrı bir keyifle yiyor insan. Hoşmerim tatlısının 'hoşmu erim' sorusundan çıkması, imam bayıldının 11 küp zeytinyağının 11 günde bitmesi üzerine bayılmasından, aşurenin Nuh peygamberden gelmesi gibi.. öyle çoklar ki.

Sami Özçelik dedi ki...

Ben yazarın mizah ve bilgi anlayışını tebrik ediyorum keyifle okuduğum bilgi dolu bir makale oldu teşekkürler

Blog Widget by LinkWithin