Recent Posts

2 Mart 2012 Cuma

Tehlikeli Yaz - Hemingway'in Boğa Güreşi Terimleri Sözlüğü

Tehlikeli Yaz...Daha kitabı bitirmeden ismine ve içeriğine pek ısınamadığım bu kitaba yeni isimler düşünmeye başladım ve kitap için Hemingway'le Boğa Güreşine Dair Her Şey ya da Hemingway'in Boğa Güreşi Terimleri Sözlüğü isimlerini şu anki isminden daha uygun gördüm. Yazarın boğa güreşlerini sembolik manada kullandığı Güneş De Doğar gibi kitapları beni biraz olsun buna hazırlamıştı ama bu kadarını da beklemiyordum. Bir boğa güreşi federasyonu varsa ya da İspanya Kültür Bakanlığı hala bu etkinliğe bir kültürel faaliyet olarak bakıyorsa ekstradan bir kitap basma gibi bir zahmete girmek yerine bu kitaptan basıp piyasaya sürebilirler. Sözün özü bu kitabı sevip sevmemeniz boğa güreşi konusunda hangi tarafta durduğunuzla alakalı diyebilirim.
Ernesto'nun boğa güreşine olan tartışılmaz tutkusu ve bir profesyonel gibi teknik bilgiler vermesinin yanı sıra kitaptan konu üzerine ipuçları çıkarmaya çalışırsak : " Bir boğa güreşçisi yaptığı işi,sanatını seyredemez. Bir yazar gibi ressam gibi bir yerini düzeltmek şansı yoktur. Müzisyenler gibi çalınanları da duyamaz.Sadece hisseder ve kalabalığın sanatına verdiği tepkiyi dinleyebilir. Duyduklarının coşku dolu olduğunu hissettiği anda dünyada başka hiçbir şeyin önemi kalmamıştır. Bildiği sanatı yapmakta devam ederken becerisini ve karşısındaki hayvanın limitlerini de göz önünde bulundurması gerekir. " Kitap boyunca nasıl yukarıda yazar ,ressam , müzisyen kelimeleriyle boğa güreşçilerini aynı cümlede kullanıyorsa yazar boğa güreşiyle sanatı da aynı kefede birbirine denk tutuyor. Yazarların yazarken kullandığı tekniklere nasıl sanat gözüyle bakıyorsa kitap boyunca defalarca arka arkaya anlattığı boğa güreşçiliği tekniklerine de sanat diyor.

Boğa güreşleri kökeni kimine göre tarih öncesi ilkel dönemlere uzanıyor. Tiyatro'nun kökeninin Dionysos'a dayandırılması gibi kimileri bu birçok insanın değişik şekilde adlandırdığı ( sanat, spor, gelenek , vahşet ... ) aktiviteleri Mithras'ın boğa kurban etmesine bağlıyor. Bazılarına göre de asıl doğuş nedeni birbirine vurdurta vurdurta elimizde gladyatör kalmadı bunun yerine boğaları ileri sürelim fikri. Şöyle bakılırsa ilkel , gladyatör , şiddet , kan aslında birçok şeyi açıklıyor.

Hemingway'in çok iyi ahbap olduğu boğa güreşçileriyle anılarına yer verdiği anılarla da yetinmeyip baya baya olayın tekniklerine indiği hatta her güreşi detayıyla aynı ya da benzer cümlelerle anlatıp beni sıktığı , güreş aralarında da İspanyol coğrafyasına değinip bilgiler verdiği bir kitap. Hemingway okuru iseniz ya da İspanya gelenekleriyle ilgili iseniz okuyabilirsiniz. Bir roman tadı bekliyorsanız hata edersiniz . Bir anı kitabı olarak hayvansever olmayan içindeki şiddete yürü be kim tutar seni diyen herkese önerebilirim.

Bir iki defa bir endülüs televizyon kanalında izlemişliğim var. Katalunya bölgelerinde birçok yerde yasaklandığını biliyorum ve eski şaşalı günlerinden de uzakta. Öyle ya da böyle içinde kan var can alma var. Boğa güreşi şaka değil !

Bu kitap pek içime sinmedi. Bol bol yağan kar sağolsun bir an önce bitti de kurtuldum. Sırada Hemingway ile Kilimanjaro yolculuğu var.TwitterTwitter'da paylaş

2 yorum:

alkım dedi ki...

Paris Bir Şenliktir'den öte Hemingway okumadım aslında. Güneş de Doğar ne zamandır kütüphane rafında beni bekliyor. Bahsettiğiniz kitabı ise yorumlarınızdan sonra okuyabilir miyim emin olamadım:)

Endülüs'te her pazar boğa güreşi yayınlanıyordu tv'de. Bir kaç sefer ne olduğunu anlamak için izleyeyim demiştim ama dayanamamıştım. O kıyafetler, güreş öncesindeki şarkılı ritüeller filan çok hoş da boğanın çektiği eziyeti bir seyir haline getirmeye insan anlam veremiyor.
İspanyollar kendilerini rahatlatacak bir kaç tez bulmuşlar. Bunlardan biri o boğaların üç yaşlarına kadar filan çok mutlu yaşadıkları. Bir de yeterince "cesur" bir boğaysa seyircilerin onun bağışlanmasını isteyebildikleri.

dalgaizleri dedi ki...

@alkım > Paris Bir Şenliktir'e elektronik kitap formatında biraz baktım. Tehlikeli Yaz'a belli açılardan yakın olabilir ama daha zevkli olduğundan eminim. Bu kitabı yazarın diğer kitaplarından ayrı tutuyorum şahsen.

Evet CanalSur'du sanırım. Ben de bir iki kere denk geldim. Boğaları çıkarırsak keyifli enstantaneler de yok değil evet.

Blog Widget by LinkWithin